KATİL İSTANBUL'A GELİYOR!

PEŞİNDE SUÇ ORTAKLARI DA VAR

İstanbul işgale hazırlanıyor. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin bulunduğu alan NATO Vadisi ilan edildi. 26 NATO üyesi ülkenin 28 Haziranda başlayacak toplantısı için hazırlıklar bir işgal telaşı içerisinde sürdürülüyor. 40 trilyon lira harcanacağı öngörülen toplantı için 30 bin polis görevlendiriliyor. Katil Bush’un 2 bin koruması bunlara dahil değil. Kongre merkezinin bulunduğu alana yakın ikamet eden 282 bin kişi fişlendi, 50 bine yakın araç ruhsat bilgileri taranarak kayıt altına alındı. Ev baskınları, gözaltılarla toplantı öncesi ortam terörize ediliyor.

Peki bu telaş niye... Çünkü NATO, başta ABD olmak üzere emperyalistlerin dünya halklarına, işçilere, emekçilere karşı askeri saldırı örgütüdür. Soğuk savaşın ardından NATO’ya ihtiyaç duymaktan vazgeçmeyen emperyalistler suçludur ve bunu kendileri bizden daha iyi biliyor. İşledikleri suçlara ilişkin parmak izleri, suç delilleri artık tüm dünyanın ezilen halkları ve işçi sınıfları tarafından daha iyi biliniyor. Dünyanın her karış toprağında onların döktüğü kanın kokusu var, gecelerine onların bıraktığı çığlıklar hakim, çocuklar onların yarattığı korku, açlık ve hastalıklarla uyanıyor düşlerinden; kan ter içinde...

Tüm dünyada anti-komünist kontr-gerilla örgütlerini onlar kurdular. Onların faili meçhul saldırılarıyla öldürüldü aydınlar, gençler, işçi önderleri, özgürlük savaşçıları. Darbelerin ardında onların adı yazılı. İşkencehanelerde, idam sehpalarında, elektrikli sandalyelerde onların fermanlarına göre hüküm verildi. Kurulduğu 1949 yılından beri neredeyse atılan her bomba, döşenen her mayın, sıkılan her kurşun onların tezgahlarında üretildi. 9 bin nükleer bombaya, hem de iki yüz tanesi hazır tutulan nükleer bombaya onlar sahip. Onları, Afganistanlılar, Yugoslavyalılar çok yakından tanıyorlar. Ve bugün Irak cezaevlerinde erkekler, gece baskınlarında kadınlar, kundakta kurşunlanan bebekler, tüm Ortadoğu halkları, NATO’nun esas patronu ABD’nin askeri kuvvetlerinin, bu ‘özgürlük havarileri’nin gerçek yüzüyle tanışıyor. Katiller İstanbul’a geliyorlar. ‘Yeni dünya düzeni’ denilen emperyalizmin son paylaşım sürecinde kozlarını paylaşmak, dünyayı aralarında yeni dengelere göre taksim etmek, paralı askerlerine duruma uygun görevler biçmek için geliyorlar. Büyük Ortadoğu projesiyle petrol vanalarına sahip olmak için, Doğu Avrupa ülkelerini ıslah etmek için, Irak’ta suça ortak bulmak için geliyorlar. İstanbul’a geliyorlar. Kavganın, emeğin başkentine geliyorlar. Hoş geliyorlar, sefa geliyorlar. Bekliyoruz...